Angel Reese, WNBA Finalleri’nin ikinci maçında 30 sayı ve 15 ribaund barajını aşarak tarihe geçti. Golden State Valkyries’i 79-65 mağlup eden Atlanta Dream, franchise tarihindeki ilk WNBA Finalleri galibiyetini alırken seride durumu 1-1’e getirdi. Reese, hem hücumda hem savunmada ortaya koyduğu performansla Atlanta’nın şampiyonluk umutlarını yeniden güçlendirdi.
WNBA Finalleri’nde Atlanta Dream, ilk maçta yaşadığı hayal kırıklığının ardından Golden State Valkyries karşısında etkileyici bir geri dönüş yaptı. Chase Center’da oynanan serinin ikinci maçını 79-65 kazanan Atlanta, tarihinde ilk kez WNBA Finalleri’nde galibiyet sevinci yaşadı.
Gecenin yıldızı ise Angel Reese oldu. Genç oyuncu, 30 sayı ve 15 ribaundluk performansıyla WNBA tarihinde playoff maçında en az 30 sayı ve 15 ribaund üreten en genç oyuncu unvanını elde etti.
İlk maçta hücumda yeterince agresif olmadığını düşünen Reese, bu kez sorumluluk almaktan kaçınmadı. Atlanta Dream, yıldız oyuncusunun liderliğinde üçüncü çeyrekte oyunun kontrolünü ele geçirerek seriyi 1-1’e getirdi.
Serinin üçüncü maçı, çarşamba günü Atlanta’daki State Farm Arena’da oynanacak.
Angel Reese’ten Kariyerinin En Önemli Performanslarından Biri
Atlanta Dream, WNBA Finalleri’nin ilk maçında Golden State Valkyries’e 68-64 mağlup olmuştu. O karşılaşmada özellikle ikinci yarıda saha içi isabeti bulmakta zorlanan Angel Reese, son üç çeyrekte saha içinden isabet kaydedememişti.
Reese, ilk maçın ardından takımının mağlubiyetinde yeterince agresif oynamamasının etkili olduğunu düşündüğünü söyledi. Bu durumun kendisini rahatsız ettiğini belirten genç yıldız, ikinci maçta farklı bir performans ortaya koymaya kararlıydı.
Reese, takım arkadaşlarıyla birlikte ilk maçın sonucundan dolayı büyük hayal kırıklığı yaşadıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Hepimiz bir araya geldik ve çok sinirliydik. Hayal kırıklığına uğramıştık, kendimizi kötü hissetmiştik ve önceki maçın sonucundan memnun değildik.”
Atlanta Dream başantrenörü Karl Smesko da maç öncesinde Reese’in kararlılığını fark etti. Smesko, soyunma odasında göz göze geldiği ilk oyuncunun Reese olduğunu ve onun bakışlarından ne kadar istekli olduğunu anladığını söyledi.
İlk maçta yaşadığı sorunları geride bırakmak isteyen Reese, ikinci karşılaşmanın başından itibaren oyuna ağırlığını koydu.
İlk Çeyrekten İtibaren Agresif Oynadı
Angel Reese, karşılaşmanın ilk basketini hızlı hücumda buldu. Bu pozisyon, Atlanta Dream’in ilk maçtaki durağan görüntüsünden uzak bir başlangıç yapacağının işaretiydi.
Reese, ilk çeyreğin sonunda 4/4 saha içi isabetiyle 8 sayıya ulaştı. Ayrıca 5 ribaund ve 1 asist üreterek takımının hücum ve savunma performansına katkı sağladı.
Buna rağmen ilk çeyreği 21-18 önde tamamlayan taraf Golden State Valkyries oldu.
Valkyries’in pota altındaki önemli isimlerinden Kiah Stokes, Reese’in işini zorlaştırmaya devam etti. Stokes, bloklarıyla Atlanta’nın yıldız oyuncusunu zaman zaman durdurmayı başardı.
Tecrübeli pivot, WNBA Finalleri’nde üst üste iki maçta en az dört blok yapan oyuncular arasına girdi. Bu başarıyı daha önce 2014 yılında Brittney Griner elde etmişti.
Stokes’un savunmadaki varlığı, Reese’in hücum tercihlerini de etkiledi. Genç oyuncu, yalnızca sayı üretmeye odaklanmak yerine takım arkadaşlarına pozisyon hazırlamaya ve doğru pasları bulmaya başladı.
İlk yarıda 9 şutun 6’sını sayıya çeviren Reese, 15 sayıya ve 7 ribaunda ulaştı. İki takımın da hücumda zorlandığı ve toplam saha içi isabet oranının yüzde 34’te kaldığı bölümde Atlanta’nın en etkili oyuncusu oldu.
Golden State Valkyries başantrenörü Natalie Nakase de Reese’in performansını övdü:
“Ribaundları, mücadelesi ve ortaya koyduğu enerji bu gece çok üst düzeydeydi.”
Üçüncü Çeyrekte Atlanta Dream Fırtınası
Karşılaşmanın kırılma noktası üçüncü çeyrek oldu.
İlk yarıda iki takım arasında sürekli el değiştiren üstünlük, devre arasının ardından Atlanta Dream lehine dönüştü. Savunmada baskıyı artıran Atlanta, Golden State’in hücum organizasyonlarını bozdu ve top kayıplarını sayıya çevirdi.
Üçüncü çeyreği 21-9 kazanan Atlanta Dream, farkı açarak maçın kontrolünü tamamen ele geçirdi.
Golden State Valkyries, özellikle kötü paslar ve baskı altında yapılan top kayıpları nedeniyle zorlandı. Atlanta, rakibinin sekiz top kaybından 12 sayı üreterek önemli bir avantaj elde etti.
Rhyne Howard’ın şut sıkıntısı devam etse de savunmadaki katkısı dikkat çekti. Howard, maç boyunca yaptığı altı top çalmayla WNBA Finalleri tarihindeki bir maçta en fazla top çalma rekorunu kırdı.
Atlanta’nın savunma baskısı, Valkyries’in hücumda ritim bulmasını engelledi. Golden State, rakibinin hızlı hücumlarını durdurmakta da zorlanınca fark giderek açıldı.
Valkyries guard’ı Veronica Burton, Atlanta’nın yarattığı hücum fırsatlarının maçın gidişatını belirlediğini söyledi:
“Onlardan daha fazla hücum fırsatı bulduklarında bunun bütün maçı belirlediğine gerçekten inanıyorum.”
Serinin Kaderini Serbest Atışlar Belirledi
Atlanta Dream’in galibiyetinde serbest atış çizgisindeki üstünlüğü de önemli rol oynadı.
Atlanta, maç boyunca kullandığı 12 serbest atışın tamamını sayıya çevirdi. Golden State Valkyries ise ilk yarıda 12/12 ile oynamasına rağmen ikinci yarıda tek bir serbest atış bile kullanamadı.
Bu fark, maçın genel skoruna doğrudan yansıdı. Atlanta, serbest atış çizgisinden rakibinden 14 sayı daha fazla üretti.
Valkyries başantrenörü Natalie Nakase, maç sonrasında faul kararlarını yakından inceleyeceklerini söyledi. Nakase, bazı pozisyonlarda hücum oyuncularının öne doğru hamle yaptığını belirterek hakem kararlarını değerlendireceklerini ifade etti.
Savunma ağırlıklı iki takımın karşı karşıya geldiği seride küçük ayrıntılar büyük önem taşıyor. İkinci maçta da Atlanta’nın serbest atış başarısı ve Golden State’in ikinci yarıdaki hücum sorunları sonucu belirleyen faktörler arasında yer aldı.
Angel Reese, Savunmada da Fark Yarattı
Angel Reese’in performansı yalnızca sayı ve ribaund istatistiklerinden ibaret değildi.
Genç oyuncu, zaman zaman perimetreye çıkarak Gabby Williams’ı savundu. İlk maçta Atlanta karşısında etkili olan Williams, ikinci karşılaşmada 15 şut denemesinde 14 sayıda kaldı ve maçın son bölümünde takımını yeniden oyuna ortak edecek bir seri yakalayamadı.
Reese’in savunmadaki katkısı, Atlanta’nın takım olarak daha dengeli bir performans sergilemesine yardımcı oldu.
Üstelik Reese’in enerjisi takım arkadaşlarına da yansıdı. Guard Jordin Canada, genç yıldızın rekabetçi karakterinin ve mücadele isteğinin bütün takımı etkilediğini söyledi.
“Angel’ın bu galibiyeti ne kadar istediğini görebiliyorsunuz. O çok rekabetçi bir oyuncu ve biz de onun enerjisinden besleniyoruz. Bu gece oyunun temposunu kesinlikle o belirledi ve bu enerji bütün takıma yayıldı.”
Canada, karşılaşmayı 13 sayı ve 10 asistle tamamladı. Allisha Gray ise şut atan elindeki sakatlığa rağmen mücadele ederek 18 sayı üretti ve üç üçlük isabeti buldu.
Bu katkılar, Atlanta’nın Rhyne Howard’ın erken faul problemine ve Reese’in maçın ikinci yarısında beş faul sınırına yaklaşmasına rağmen üstünlüğünü korumasını sağladı. Reese, karşılaşmanın son 5 dakika 45 saniyesini beş faulle oynadı.
Angel Reese: “Takımımı Hayal Kırıklığına Uğratmıştım”
Reese, ikinci maçtaki performansını değerlendirirken ilk karşılaşmanın ardından hissettiği sorumluluğa dikkat çekti.
Genç yıldız, ilk maçın ikinci yarısında takımına yeterince katkı sağlayamadığını düşündüğünü belirtti. Ancak bu katkının yalnızca sayı üretmekten ibaret olmadığını da vurguladı.
“Geçen maçta ikinci yarıda yapabileceğim katkıyı yeterince sağlayamayarak takımımı hayal kırıklığına uğrattım. Bu yalnızca sayı atmakla ilgili değildi; yaptığım perdelemelerin kalitesi, mücadelem, ribaund almak için gösterdiğim çaba ve benden beklenen diğer şeyleri yapmamla da ilgiliydi. Bu gece sahaya çıkıp iz bırakmak ve galibiyet için elimden gelen her şeyi yapmak istedim. Bunu başardığımı düşünüyorum.”
Reese’in bu sözleri, Atlanta’nın ikinci maçta neden farklı bir görüntü sergilediğini de özetliyor. Takım, yalnızca hücumda daha etkili bir yıldız performansı görmekle kalmadı; savunmada, ribaundlarda ve mücadele seviyesinde de önemli bir gelişim gösterdi.
WNBA Finalleri’nde Üçüncü Maç Öncesi Kritik Viraj
Atlanta Dream, Golden State Valkyries karşısında aldığı 79-65’lik galibiyetle seride durumu 1-1 yaptı ve franchise tarihindeki ilk WNBA Finalleri galibiyetini elde etti.
Atlanta’nın şampiyonluk hedefi, serinin kalan bölümünde Angel Reese’in bu yüksek performansını sürdürmesine bağlı olacak. İlk maçta Reese’in hücumda sessiz kalması Golden State’e avantaj sağlarken ikinci karşılaşma, Atlanta’nın yıldız oyuncusu agresif ve enerjik oynadığında ne kadar etkili olabileceğini gösterdi.
Serinin üçüncü maçı çarşamba günü Atlanta’daki State Farm Arena’da oynanacak. Karşılaşmanın, ilk maçın Atlanta’nın kendi sahası Gateway Center Arena’dan alınarak Chase Center’da oynanmasının ardından takvimdeki sıkışık programla gerçekleştirilmesi bekleniyor.
Angel Reese, ikinci maçta yalnızca Atlanta Dream’e galibiyet kazandırmadı; WNBA Finalleri tarihine geçen performansıyla şampiyonluk yarışını yeniden alevlendirdi. Şimdi gözler, serinin Atlanta’ya taşınacağı üçüncü maçta olacak.






