ABD Takımı, FIBA World Cup’ta üst üste beşinci şampiyonluğunu kazanarak uluslararası basketboldaki tarihi üstünlüğünü sürdürdü. Fransa karşısında finalin bir bölümünde 14 sayı geriye düşen ABD, ikinci yarıdaki müthiş performansıyla rakibini 97-79 mağlup etti ve altın madalyayı bir kez daha boynuna taktı.
Turnuva boyunca kusursuz görünmeyen, hatta zaman zaman ciddi şekilde zorlanan Team USA, en kritik anda yine seviyesini yükseltti.
İtalya karşısında grup aşamasında neredeyse mağlubiyet yaşadılar. Yarı finalde İspanya karşısında zorlandılar. Finalde ise Fransa, 2024 Paris Olimpiyatları finalinin rövanşında ABD’yi ilk yarıda köşeye sıkıştırdı.
Fakat ABD Takımı için altın madalya bir hedef olmaktan çok daha fazlası.
Bu takım için şampiyonluk, onlarca yıldır oluşturulan standardın doğal sonucu olarak görülüyor.
ABD Takımı’ndan Fransa Karşısında İnanılmaz Geri Dönüş
Fransa karşısında işler ABD adına hiç de planlandığı gibi başlamadı.
Finalin bir bölümünde 14 sayıya kadar geriye düşen Team USA, ilk yarının sonlarına doğru deneyimli oyuncularını yeniden sahaya sürerek oyunun kontrolünü değiştirmeye başladı.
Başantrenör Kara Lawson, ikinci çeyreğin bitimine 8:08 kala deneyimli isimlerine yeniden başvurdu.
Aliyah Boston’ın da beş numarada yer aldığı kadroyla ABD, devre arasına girilirken farkı beş sayıya kadar indirdi.
Ardından genç yıldızlar da devreye girdi.
Angel Reese’in savunmadaki baskısı Fransa’nın top kaybı yapmasına neden olurken, Caitlin Clark devrenin sonunda gönderdiği buzzer-beater üçlüğüyle farkı tek haneli seviyeye çekti.
Clark bununla da yetinmedi.
Üçüncü çeyreğin sonunda bir kez daha skor üreten genç yıldız, ABD Takımı’nın geri dönüşünü adeta ilan etti.
ABD, üçüncü çeyrekte Fransa’ya karşı 30-12’lik müthiş bir üstünlük kurdu.
14 sayılık dezavantaj kısa sürede 27 sayılık üstünlüğe dönüştü.
Ve altın madalya artık yine ABD’nin oldu.
Breanna Stewart Yine Sahnenin Merkezinde
ABD Takımı’nın bu tarihi şampiyonluğunda en büyük rolü ise hiç şüphesiz Breanna Stewart oynadı.
Finalde 22 sayı ve 10 ribaund üreten Stewart, turnuvanın MVP’si seçildi.
Bu onun kariyerindeki ikinci FIBA World Cup MVP ödülü oldu.
Stewart ayrıca turnuva boyunca maç başına 12,8 sayı ve 7,3 ribaund ortalamaları yakalayarak ABD’nin iki kategoride de lideri oldu.
Daha da dikkat çekici olan ise yıldız oyuncunun kariyerindeki büyük finallerdeki inanılmaz başarısı.
Stewart;
- NCAA şampiyonluk maçlarında,
- Olimpiyat finallerinde,
- FIBA World Cup finallerinde
yenilgi yaşamazken, oynadığı dört WNBA Finali’nin yalnızca birinde şampiyonluk kaybetti.
32 yaşındaki yıldız, böylece ABD Takımı’nın geçmişiyle geleceği arasında kurduğu köprünün en önemli parçalarından biri olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Jackie Young, Chelsea Gray ve Kahleah Copper da Devredeydi
ABD’nin finaldeki galibiyeti yalnızca Stewart’ın performansıyla gelmedi.
Jackie Young, 18 sayılık katkısıyla altın madalya maçında önemli bir rol üstlendi.
Deneyimli oyuncular Kahleah Copper ve Chelsea Gray de çift haneli skor üretti.
Copper maçı 15 sayıyla tamamlarken Gray 12 sayı, 4 ribaund ve 5 asistle oynadı.
Caitlin Clark ise yalnızca 13 dakika sahada kalmasına rağmen 5’te 4 şut isabetiyle 12 sayı üretti.
Bu tablo, ABD Takımı’nın neden hâlâ dünyanın geri kalanından farklı bir konumda bulunduğunu gösteriyor.
Takımın her bölümünde skoru değiştirebilecek bir oyuncu bulunuyor.
Caitlin Clark ve Angel Reese Yeni Neslin Sorumluluğunu Taşıyor
ABD Takımı’nın şampiyonluğu yalnızca geçmişin yıldızlarının başarısı değildi.
Caitlin Clark, Angel Reese ve Paige Bueckers gibi genç isimler, gelecekte Team USA formasının taşıyıcıları olacaklarını Berlin’de gösterdi.
Özellikle Clark ve Reese’in aynı takımda ortaya koyduğu uyum dikkat çekti.
WNBA’deki rekabetleri ve farklı takımlardaki rollerinin aksine, milli takım forması altında aynı hedef için mücadele eden iki yıldız, ABD’nin geleceğine dair önemli sinyaller verdi.
Clark finalde kısa sürede 12 sayı üretirken Reese savunmada kritik anlarda devreye girdi.
Bu iki oyuncunun yanı sıra Kiki Iriafen ve Sonia Citron gibi genç isimlerin de uluslararası tecrübe kazanması, ABD Takımı’nın önümüzdeki yıllarda nasıl bir kadro kurabileceğine dair önemli ipuçları verdi.
Sue Bird’ün Kurduğu Kadro İki Farklı Nesli Birleştirdi
Bu turnuvanın en dikkat çekici özelliklerinden biri, kadronun birbirinden oldukça farklı iki parçadan oluşmasıydı.
Genel direktörlük görevini ilk kez üstlenen ve dört kez World Cup madalyası bulunan Sue Bird, bir tarafta uluslararası basketbolun en deneyimli isimlerini, diğer tarafta ise üst düzey milli takım tecrübesi bulunmayan genç yıldızları bir araya getirdi.
A’ja Wilson ve Kelsey Plum’ın kadroda bulunmaması nedeniyle önceki World Cup şampiyonluğundan yalnızca üç oyuncu takımda kaldı.
Buna karşın genç nesil, uluslararası sahnede kendisini kanıtlama fırsatı yakaladı.
Takımın başına getirilen Kara Lawson ise bu iki farklı grubun oyun anlayışlarını bir araya getirmek zorundaydı.
Bu hiç kolay olmadı.
ABD Takımı Neden Turnuva Boyunca Zorlandı?
ABD’nin üst üste beşinci şampiyonluğa ulaşması, turnuvanın başından sonuna kadar rahat bir yürüyüş yaptığı anlamına gelmiyor.
Tam tersine Team USA, uzun süre boyunca kırılgan görüntüler verdi.
İtalya karşısında ciddi şekilde zorlandılar.
İspanya karşısında yarı finalde istedikleri oyunu bir süre ortaya koyamadılar.
Fransa ise finalde ABD’nin zaaflarını ilk yarıda oldukça iyi değerlendirdi.
Bunun en önemli nedenlerinden biri hazırlık süreciydi.
ABD Takımı’nın klasik anlamda uzun bir antrenman kampı geçirme fırsatı olmadı. WNBA sezonunun devam etmesi nedeniyle oyuncuların bir araya gelmesi oldukça sınırlı kaldı.
Bu durum genç oyuncuların uluslararası deneyim kazanmasını sağlarken, takımın veteranlarıyla yeterli kimyanın kurulmasını zorlaştırdı.
Önemli Eksikler ABD’nin İşini Zorlaştırdı
ABD’nin kadro planlaması bazı önemli yıldızların yokluğu nedeniyle de sekteye uğradı.
- A’ja Wilson, WNBA sezonunun devam eden bölümünde Las Vegas Aces ile şampiyonluk mücadelesine odaklandı.
- Kelsey Plum, Porto Riko’da düzenlenen turnuvada önemli bir rol oynadı ancak tekrarlayan bacak sakatlıkları nedeniyle Almanya’daki World Cup’ta yer alamadı.
- Napheesa Collier, iki ayak bileğinden geçirdiği ameliyatlar nedeniyle uzun süre basketboldan uzak kaldı ve ancak Temmuz ayında sahalara dönebildi.
Buna rağmen Team USA, sahip olduğu derinlik sayesinde eksiklerin üstesinden gelmeyi başardı.
Dünyanın Geri Kalanı ABD’ye Artık Çok Daha Yakın
ABD Takımı’nın üst üste beşinci World Cup şampiyonluğu, uluslararası basketboldaki güç dengesinin değişmediği anlamına gelmiyor.
Tam tersine, rakiplerin ABD’ye giderek daha fazla yaklaştığı görülüyor.
Turnuvada ABD dışındaki takımlarda çok sayıda aktif veya eski WNBA oyuncusu forma giydi.
Fransa kadrosunun da büyük bölümü WNBA deneyimine sahipti.
Fransız oyuncuların önemli bir kısmı dünyanın en iyi kadın basketbol liginde forma giyiyor veya daha önce o seviyede mücadele etmiş durumda.
Üstelik Fransa’nın ABD’ye karşı ekstra motivasyonu da vardı.
2024 Paris Olimpiyatları finalinde ABD karşısında altın madalyayı yalnızca birkaç kritik pozisyonla kaçıran Fransa, bu kez rövanşı almak istiyordu.
Ancak finalin ikinci yarısı, ABD Takımı’nın neden hâlâ dünyanın standardını belirleyen ülke olduğunu gösterdi.
ABD Takımı’nın 36 Maçlık World Cup Serisi 37’ye Çıktı
ABD’nin uluslararası üstünlüğünü anlamak için yalnızca bu final skoruna bakmak yeterli değil.
Team USA, bu turnuvaya 36 maçlık World Cup galibiyet serisiyle geldi.
Fransa karşısındaki 97-79’luk galibiyetle bu seri 37 maça yükseldi.
ABD, 1996’dan bu yana yalnızca bir kez World Cup veya Olimpiyat altın madalyasını kaybetti.
O istisna ise 2006 FIBA World Cup oldu.
Bunun dışında ABD Takımı, kadın basketbolunda adeta dokunulmaz bir güç oluşturdu.
Üst üste beş World Cup şampiyonluğu da bu hanedanlığın yeni halkası oldu.
2028 Los Angeles Olimpiyatları İçin Şimdiden Büyük Beklenti
Breanna Stewart, bu şampiyonluğun ardından gözünü bir sonraki büyük hedefe çevirdi.
Tecrübeli yıldız, 2028 Los Angeles Olimpiyatları’nda ABD Takımı’nın formasını giymeye kararlı olduğunu açıkça ortaya koydu.
Bu noktada takımın geleceği daha da heyecan verici hale geliyor.
Bir tarafta Stewart, Chelsea Gray, Kahleah Copper ve Jackie Young gibi deneyimli isimler bulunuyor.
Diğer tarafta ise Caitlin Clark, Angel Reese, Paige Bueckers, Kiki Iriafen ve Sonia Citron gibi genç yıldızlar yükseliyor.
ABD’nin 2028 Olimpiyatları’nda nasıl bir kadroyla sahaya çıkacağı şimdiden merak konusu.
ABD Takımı’nın Altın Standardı Devam Ediyor
Berlin’deki şampiyonluk, ABD Takımı’nın kusursuz bir turnuva geçirdiği anlamına gelmedi.
Tam aksine, bu şampiyonluk Team USA’nın zorlandığı anlarda yeniden seviyesini yükseltebildiğini gösterdi.
İtalya karşısında tökezlediler.
İspanya karşısında zorlandılar.
Fransa karşısında 14 sayı geriye düştüler.
Ancak finalin sonunda yine kupayı kaldıran taraf ABD oldu.
Çünkü Team USA için altın madalya yalnızca bir hedef değil, yıllar içinde oluşturulmuş bir beklenti.
Breanna Stewart ve deneyimli yıldızlar geçmişin mirasını taşırken, Caitlin Clark, Angel Reese ve Paige Bueckers gibi genç isimler geleceğin sorumluluğunu üstlenmeye başladı.
ABD Takımı’nın yeni nesli Berlin’de yalnızca bir şampiyonluk kazanmadı.
Uluslararası basketbolun zirvesinde kalmanın ne anlama geldiğini de öğrendi.
Ve şimdi sıra 2028 Los Angeles Olimpiyatları’na geliyor.






