Novak Djokovic’in hayatını ve kariyerinin dönüm noktalarını anlatan The Wolf in Winter belgeseli, 20 Ağustos’ta Prime Video’da izleyiciyle buluştu. Djokovic’in çocukluğundan ailesinin fedakârlıklarına, tenis dünyasının zirvesine çıkışından kariyerinin en zor dönemlerine kadar uzanan yapım, kısa sürede tenis dünyasının en çok konuşulan konularından biri oldu.
Ancak belgeselin yayınlanmasının ardından dikkat çeken bir soru ortaya çıktı:
Roger Federer neden Novak Djokovic’in yeni belgeselinde yer almıyor?
Djokovic’in kariyerinin en önemli rakiplerinden biri olan Federer filmde röportaj veren isimler arasında bulunmazken, bir diğer büyük rakip Rafael Nadal ise yalnızca kısa bir bölümde görülüyor.
Bu durum, yaklaşık 15 yıl boyunca erkek tenisinin kaderini belirleyen Federer-Nadal-Djokovic üçlüsü düşünüldüğünde özellikle dikkat çekici.
Djokovic Belgeselinde Federer Neden Yok?
Aslında bu sorunun şu an için kesinleşmiş bir cevabı bulunmuyor.
Federer’in neden The Wolf in Winter belgeseline dahil edilmediği konusunda ne Djokovic tarafından ne de yapım ekibi tarafından resmi bir açıklama yapıldı.
Sırp medya kuruluşu Mondo, Federer’in yoğun ticari ve sponsorluk yükümlülüklerinin harici yapımlara katılımını zorlaştırmış olabileceği ihtimaline dikkat çekti.
Ancak önemli bir ayrıntı var:
Federer’e belgeselde yer alması için teklif götürülüp götürülmediği dahi doğrulanmış değil.
Dolayısıyla Federer’in projeye davet edildiği ve bunu reddettiği sonucuna varmak doğru olmaz.
Bu nedenle İsviçreli tenis efsanesinin filmde bulunmaması şimdilik bir soru işareti olarak kalıyor.
Djokovic ve Federer’in Rekabeti Neden Bu Kadar Önemli?
Federer’in belgeselde yer almaması tenis tarihini bilen izleyiciler için doğal olarak şaşırtıcı.
Çünkü Djokovic ile Federer, kariyerleri boyunca 50 kez karşı karşıya geldi ve Djokovic bu maçların 27’sini kazandı.
Djokovic’in Nadal ile rekabeti ise daha da uzun sürdü. İki oyuncu tam 60 kez karşılaşırken Djokovic, seriyi 31-29 önde tamamladı.
Bu üçlü, on yılı aşkın süre boyunca erkek tenisinin merkezinde yer aldı.
Grand Slam turnuvalarından ATP Finals’a kadar dünyanın en büyük sahnelerinde birbirleriyle mücadele ettiler. Birinin rekor kırması, diğerlerinin bu rekorları tehdit etmesi tenis tarihinin en önemli hikâyelerinden birine dönüştü.
Dolayısıyla Federer ve Nadal’ın Djokovic’in hikâyesinde önemli bir yere sahip olması kaçınılmaz.
Fakat The Wolf in Winter görünüşe göre başka bir hikâye anlatmayı tercih ediyor.
Rafael Nadal Belgeselde Yer Alıyor
Federer’in aksine Rafael Nadal, belgeselde kısa da olsa görülüyor.
İspanyol tenisçi, Djokovic’e karşı oynamanın ne kadar zor olduğunu anlatıyor. Nadal’a göre Djokovic karşısında yalnızca kazanmak için değil, maçta kalabilmek için bile yüzde 100 seviyesinde olmak gerekiyordu.
Nadal, Djokovic’e karşı oynadığı maçların yarattığı baskının ne kadar yüksek olduğunu vurguluyor.
Bu kısa bölüm bile iki oyuncu arasındaki rekabetin Djokovic’in kariyerindeki önemini ortaya koyuyor.
Ancak film, Nadal ve Federer ile olan rekabeti merkeze almıyor.
The Wolf in Winter Aslında Djokovic’in Rakiplerini Değil, Kendini Anlatıyor
Federer’in belgeselde neden bulunmadığını anlamanın en mantıklı yollarından biri, filmin genel anlatımına bakmak olabilir.
The Wolf in Winter, yeni bir “Big Three” tarihçesi hazırlamaya çalışmıyor.
Belgeselin odağında doğrudan Novak Djokovic var.
Film; Djokovic’in:
- Sırbistan’daki çocukluğuna,
- ailesinin kariyerindeki rolüne,
- tenis dünyasına yükselişine,
- mental dayanıklılığına,
- eleştirilerle ilişkisine,
- aile hayatına,
- eş ve baba olarak sorumluluklarına,
- 39 yaşında hâlâ üst düzey tenis oynama motivasyonuna
odaklanıyor.
Bu açıdan Federer ve Nadal’ın hikâyede daha sınırlı bir yere sahip olması bilinçli bir yapım tercihi de olabilir.
Belgeselin yönetmeni Jason Hehir, daha önce The Last Dance ile Michael Jordan’ın kariyerini ve kişiliğini mercek altına almıştı.
Hehir’in Djokovic için de benzer şekilde kariyer istatistiklerinden çok insanın kendisine odaklanmayı tercih ettiği görülüyor.
Djokovic’in Federer ve Nadal ile Rekabeti Ana Hikâye Değil
Djokovic’in kariyerini yalnızca Federer ve Nadal üzerinden anlatmak aslında oldukça kolay olurdu.
Üç oyuncunun Grand Slam mücadeleleri, birbirlerine karşı kazandıkları maçlar ve dünya sıralamasındaki savaşları başlı başına bir belgesel konusu.
Ancak Djokovic’in kariyeri bundan çok daha fazlasını içeriyor.
Sırp yıldızın çocukluğu, savaş yıllarında büyümesi, ailesinin kariyerine yaptığı yatırım, dünyanın en büyük tenisçileri arasına girme mücadelesi ve yıllar boyunca aldığı eleştiriler de hikâyenin önemli parçaları.
Özellikle Djokovic’in Federer ve Nadal’ın gölgesinden çıkıp tenis tarihinin en başarılı oyuncularından biri haline gelmesi, belgeselin daha geniş bir psikolojik portre çizmesine olanak sağlıyor.
Federer’in Belgeselde Olmaması Daha Önceki Yapımlarla Karşılaştırıldığında Dikkat Çekiyor
Bu durum, Djokovic’in belgeselini diğer tenis belgesellerinden ayırıyor.
Örneğin Federer’in Federer: Twelve Final Days belgeselinde Djokovic, Nadal ve Andy Murray gibi isimler yer almıştı.
Benzer şekilde Nadal’ın kariyerini anlatan yapımlarda da Federer ve Djokovic ile olan rekabeti önemli bir anlatı unsuru olarak kullanıldı.
The Wolf in Winter ise farklı bir yaklaşım benimsiyor.
Burada amaç Djokovic’in kimlerle rekabet ettiğini anlatmaktan çok, neden hâlâ rekabet ettiğini anlamaya çalışmak.
Bu önemli bir fark.
Djokovic Belgeselin Yapım Sürecine Ne Kadar Dahil Oldu?
Belgeselin dikkat çeken başka bir özelliği ise Djokovic’in yapım sürecinden tamamen uzak olmaması.
24 kez Grand Slam şampiyonu olan tenisçi, Jon Wertheim’a yaptığı açıklamalarda belgeselin farklı versiyonlarını izlediğini söyledi.
Ancak Djokovic, kendi hayatını anlatan bir film konusunda tamamen objektif olmasının mümkün olmadığını da kabul ediyor.
Kendi hayatıyla ilgili bir yapım söz konusu olduğunda her zaman eklenebilecek başka bir detay olduğunu düşünmesinin doğal olduğunu belirtiyor.
Bu nedenle Djokovic’in özellikle kendisini kişisel olarak tanımayan insanların film hakkındaki görüşlerini merak ettiği anlaşılıyor.
Bu yaklaşım, belgeselin klasik bir “kariyer başarıları” filmi olmaktan neden farklılaştığını da açıklıyor.
Djokovic 39 Yaşında Neden Hâlâ Oynuyor?
Filmin en önemli sorularından biri de bu.
Djokovic kariyerinde tenis dünyasının kazanabileceği neredeyse her şeyi kazandı.
Grand Slam rekorları, Olimpiyat altını, dünya 1 numarası, ATP başarıları ve Federer ile Nadal’a karşı tarihi rekabet…
Peki bütün bunlardan sonra onu hâlâ kortta tutan şey ne?
Hehir’in ilgisini çeken noktalardan biri de tam olarak bu.
Djokovic’in eleştirilerle, şüphelerle ve insanların onun hakkındaki farklı görüşleriyle nasıl başa çıktığı belgeselin önemli temalarından birini oluşturuyor.
Bu açıdan bakıldığında Federer hakkında uzun bir bölüm eklemek, filmin ana sorusundan uzaklaşmasına neden olabilirdi.
Federer’in Yokluğu Hayranları Bölmüş Durumda
Djokovic ve Federer rekabetinin tenis tarihindeki yeri düşünüldüğünde bazı hayranların İsviçreli yıldızın yokluğunu garip bulması oldukça anlaşılır.
Özellikle Djokovic’in Federer ile yaptığı 50 maçlık rekabetin kariyerinin önemli bölümlerinden birini oluşturduğu düşünüldüğünde, Federer’in birkaç cümleyle bile olsa filmde yer alması beklenebilirdi.
Ancak diğer taraftan, belgeselin amacı Djokovic’in “Big Three” içindeki yerini yeniden anlatmak değil, Novak Djokovic’in bugün hâlâ neden böyle bir oyuncu olduğunu anlamak.
Bu nedenle Federer’in olmaması, büyük ihtimalle filmin genel anlatı tercihleriyle ilgili olabilir.
Sonuç: Federer’in Neden Olmadığı Hâlâ Bilinmiyor
Şu an için en doğru cevap oldukça basit:
Roger Federer’in The Wolf in Winter belgeselinde neden yer almadığı resmi olarak açıklanmış değil.
Federer’in projeye davet edilip edilmediği, davet edildiyse neden katılmadığı bilinmiyor.
Dolayısıyla Federer’in belgeseli “reddettiğini” söylemek için ortada yeterli kanıt bulunmuyor.
Bununla birlikte filmin anlatım biçimi, Federer ve Nadal’ın neden merkezde olmadığını anlamak için önemli ipuçları veriyor.
The Wolf in Winter, Federer ve Nadal ile olan tarihi rekabetten çok Novak Djokovic’in insan olarak kim olduğuna odaklanıyor.
Belki de belgeselin en ilginç tarafı da bu.
Çünkü tenis dünyası yıllardır Djokovic’i Federer ve Nadal ile karşılaştırarak anlatırken, bu kez hikâye şu soruya odaklanıyor:
“Peki Novak Djokovic, bütün bunlardan sonra neden hâlâ kazanmak istiyor?”
Ve The Wolf in Winter esas olarak bu sorunun cevabını arıyor.






